28 Şubat 2011 Pazartesi

OSCAR OSCAR DEDİNNNNN

 

Oscar oscar dedin al sana oscar...Yanında da promosyon olarak uykusuzluk.Beklesene bir gün daha insan gibi bir saatte otur izle.Zaten süpriz olacak bi durumda yoktu.Kadın oynamış; insanı kendinden korkuturcasına.Üstüne gün boyu adı beynimde anons edildi adeta.

Sabah nasıl kalkacaksın,oğlanı nasıl doyuracaksın,işe gitmek için hazırlanacaksın. Hadi buraya kadar pek bişi anlamadım ama öğlende vurdu beynime. Bir yatak bile değil kafa koyacak yer hayaliyle geçti günüm.Ne dediğimden ,ne ödediğimden,ne de denilenden bişi anlamadım.Tam anlamıyla akşamdan kalma hali...

Akşam yemeğine kayınvalideler bizdelerdi,Elif hanımın doğum gününün yankıları hala sürmekte, şükür.Çaydı,tatlıydııııı.

Neyseee yolculadık.Herkezin karnı tok,pijamalar çekildi.Eeeee nasılsa oğlanda annemde annnem illa beni annem yatırsın demezmi bak allahın işine!!!!Bende gidip uyutayım da üzülmesin içlenmesin çocukcağız.

ÖZGÜR TAMŞEN YÜCEDAL

OSCAR OSCAR DEDİNNNNN

Oscar oscar dedin al sana oscar...Yanında da promosyon olarak uykusuzluk.Beklesene bir gün daha insan gibi bir saatte otur izle.Zaten süpriz olacak bi durumda yoktu.Kadın oynamış; insanı kendinden korkuturcasına.Üstüne gün boyu adı beynimde anons edildi adeta.

Sabah nasıl kalkacaksın,oğlanı nasıl doyuracaksın,işe gitmek için hazırlanacaksın. Hadi buraya kadar pek bişi anlamadım ama öğlende vurdu beynime. Bir yatak bile değil kafa koyacak yer hayaliyle geçti günüm.Ne dediğimden ,ne ödediğimden,ne de denilenden bişi anlamadım.Tam anlamıyla akşamdan kalma hali...

Akşam yemeğine kayınvalideler bizdelerdi,Elif hanımın doğum gününün yankıları hala sürmekte, şükür.Çaydı,tatlıydııııı.

Neyseee yolculadık.Herkezin karnı tok,pijamalar çekildi.Eeeee nasılsa oğlanda annemde annnem illa beni annem yatırsın demezmi bak allahın işine!!!!Bende gidip uyutayım da üzülmesin içlenmesin çocukcağız.

MUCİZELER GERÇEKLEŞİRKEN

Geçen yaz üç arkadaşın dertleşmek için oturduğu çayla kafa bulduğumuz gecelerden birinde anlatılan ufacık bir hikaye...Sıkıntılı anlarımda bana hep yardımı dokunuyor.Belki dedim!!!

Toprağın altında mutlu mesut yaşayan tohumların hayatı birgün değişmeye başlamış.Toprakta bir hareketlenme,içlerinde bir genleşme hissetmeye başlamışlar.Düzen bozan huzursuzluk veren birşeyler. Bütün tohumlar isyan edip karşı koymaya çalışırken,küçük tohum ''birşeyler oluyor,değişiyor ve ben buna karşı koyamıyorum''demiş.Ve teslim olup beklemeye karar vermiş ve öylede yapmış.

Bu arada tohumların kabukları patlamış kök salmaya başlamışlar.Günü gelmiş filizlenmiş toprağın üzerine çıkmışlar.Doğadaki mucizelerle tanışmışlar;gökyüzüyle,güneşle,yağmurla,dallarında yeşeren yapraklarla.Bu gördükleri ve hissettikleri karşısında küçük tohum anlamışki çektikleri sebepsiz değilmiş.

O sıkıntıların sonunda onları bekleyen bir mucize varmış.Umuyorum ki hayatlarımızda gerçekleşen mucileri göremeyecek kadar kapanmamış olur gözlerimiz.

27 Şubat 2011 Pazar

TUBA'NIN KARALADIKLARI

Dün akşam Erdo'nun gönlünü alıp mutfağa inip kahvemi yapıp bilgisayarı açtığımda saat 23.30'du. Belçim'le görüntülü konuşmaya başlamıştık bile.Neyse günlük mevzular dersleri,ev arkadaşı falan derken ona bir link yolladım.''tuba'nın karaladıkları''Ben bu blog işiyle alakalı araştırma yapmaya başladığımda çıkmıştı karşıma.

Neyse bu gece de Belçim'le tanıştılar.Gerçi biz blog yazarıyla tanışma yolunda bayağı yol katettik ama onun bundan haberi yok.Alışılmamış olan çok bu alemde ama hem alışılmadık olup hem de anlaşılabilir olanı nadir.


Bazen okurken fikirleriniz çatışıyor,bazen hemfikir oluyorsunuz,bağılaşmayan argo araya hoşluk katıyor falan filan.Bir ara gülmekten gözlerde karşılıklı yaşlar...Derken derken biz aramızda ''acaba ne okumuş''-''kesin gazetecilik''-''nasıl bir yaşantısı vardır?bu kadar araştırmayı ne ara yapıyor?''lardan yaş tahmini için resmini incelerken baktık saat 04.55 olmuş ve bu gidiş iyi bir gidiş değil.

Yatak odasına döndüğümde;sanki mutfakta değilde gece klubünde falanmışımcasına neredesin bu saate kadar  sorusuyla karşılaşınca doğal olarak Tuba,Belçim ve ben sohpetteydik dedim.(uyku sersemi anlamadığı cevabı sabah tekrar açıkladım).Anlayacağınız sizede önerebileceğim, ara sıra göz atabileceğiniz  farklı bir durak...(http://bilincsizkaralamalar.blogspot.com/)

ÖZGÜR TAMŞEN YÜCEDAL

TUBA'NIN KARALADIKLARI

Dün akşam Erdo'nun gönlünü alıp mutfağa inip kahvemi yapıp bilgisayarı açtığımda saat 23.30'du. Belçim'le görüntülü konuşmaya başlamıştık bile.Neyse günlük mevzular dersleri,ev arkadaşı falan derken ona bir link yolladım.''tuba'nın karaladıkları''Ben bu blog işiyle alakalı araştırma yapmaya başladığımda çıkmıştı karşıma.

Neyse bu gece de Belçim'le tanıştılar.Gerçi biz blog yazarıyla tanışma yolunda bayağı yol katettik ama onun bundan haberi yok.Alışılmamış olan çok bu alemde ama hem alışılmadık olup hem de anlaşılabilir olanı nadir.

>YENİ BİR YAŞ ?

>

Bugün kızım yeni bir yaş daha aldı.O;müthiş bir heyecan ve sabırsızlıkla yeni yaşlarını beklerken ben zamanın bu kadar hızla geçip gittiğine bir kez daha şahit olmaktan korkuyorum.Yıllar önce Can Dündar'ın bir yazısında okumuştum.Zamanla yarışanlar hep yenilmeye mahkumlardır.Eğer kabul eder ve dost olursanız zamanla; içini daha kolay doldurabilirsiniz diye yazmıştı.

Ayyy pazar pazar şiştim şimdi bak!Anacığım onu kabul et ,bunu şartsız sev;şuna aldırma;bir de zamanla dost ol.Hangi birine yetişeceğiz.Herhalde böyle böyle oyalanıp yaşlanacağız.En iyisi ben mutfağa gidip bir çay demleyip onunla yetineyim,televizyonda şansıma ne çıkarsa kabulleneyim,oğlumun üstümüzde tepinmelerine uyuma saatine az kaldığını düşünerek göz yumayım.
                                                                                  ÖZGÜR TAMŞEN YÜCEDAL

YENİ BİR YAŞ ?

Bugün kızım yeni bir yaş daha aldı.O;müthiş bir heyecan ve sabırsızlıkla yeni yaşlarını beklerken ben zamanın bu kadar hızla geçip gittiğine bir kez daha şahit olmaktan korkuyorum.Yıllar önce Can Dündar'ın bir yazısında okumuştum.Zamanla yarışanlar hep yenilmeye mahkumlardır.Eğer kabul eder ve dost olursanız zamanla; içini daha kolay doldurabilirsiniz diye yazmıştı.

Ayyy pazar pazar şiştim şimdi bak!Anacığım onu kabul et ,bunu şartsız sev;şuna aldırma;bir de zamanla dost ol.Hangi birine yetişeceğiz.Herhalde böyle böyle oyalanıp yaşlanacağız.En iyisi ben mutfağa gidip bir çay demleyip onunla yetineyim,televizyonda şansıma ne çıkarsa kabulleneyim,oğlumun üstümüzde tepinmelerine uyuma saatine az kaldığını düşünerek göz yumayım.